Selda Şentürk ile Medya Dünyası Üzerine

Selda Şentürk ile Medya Dünyası Üzerine

Selda Şentürk ile Medya Dünyası Üzerine




Selda Şentürk ile Medya Dünyası Üzerine

Selda Şentürk takipçilerinin bildiği adıyla Hayal Çankay ile medya dünyasını ve çalışmalarını konuştuk...



Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz ?

Sakarya üniversitesinde dış ticaret okudum, Başkent İletişim bilimleri akademisinde spikerlik sunuculuk eğitimi aldım ve şu ana kadar 20'ye yakın sertifikam var. Çalışmadığım sektör kalmadı hepsinde parça parça çalıştım küçüklüğümden beri çalışıyorum dış ticaret döneminde radyoculuğa başladım yerel radyolarda radyoculuk yaptım eski sanatçıları konuk ettim ağırladım ve daha sonra belli bir kitleye ulaştı yayınlarım. Daha sonra eğitim almaya başladım diksiyon eğitiminde daha farklı şeyler görmeye başladık çok saygın duayen isimler eğitimlere girdi. Diyarbakır , Ankara devlet tiyatroları müdürleri girdi. Aradan zaman geçti arada kararsızdım oyunculuk üzerine mi spikerlik üzerine mi devam etsem diye diksiyondan sonra spikerliğe geçmek biraz şey gibi geliyordu aslında oyunculuğa mı yönelsem diye düşünüyordum.

Yeni dönemde internetin etkisi altında yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Şu anda 500'e yakın televizyon sanayisi olduğunu görüyoruz. Çoğu uydu kanallarının reklamlar sayesinde döndüğünü iyi biliyoruz.hocalarımız hep yerel tv'lerde başlayın derdi.televizyon sektörüne atılmadan önce bütün radyo televizyon öğrencileri ek iş öğrenmeli.


Neden Spikerlik ?

Aslında niyetimde böyle bir meslek yoktu ona yakın olan radyoculuğa devam ederken bir gün bir telefon ile bu sektöre girmemi öğütleyen bir duayenle konuştum. Aynı zamanda ulusal bir kanalın yöneticisinin de radyoculuktan tv ye geçmemi önermesi sspikerliğin yolunu açtı. Aslında kamera önü değil de daha çok o haber telaşı ve yetiştirme esnasında yaşanan krizler, sonrasında haber bittiğinde üzerimizde dağılan o başarı hissi daha çok ilgimi çekiyor. Tüm habercilerin de bu hissi sevdiğini biliyorum.


Mesleğe ilk adımı nasıl attınız?

İlk adımım uydu kanallarıyla başlamak oldu. Hocalarımız iş seçmeyin, uydu kanallarında biz senelerce çalıştık, bir anda büyük balık tutulmaz şeklinde açıklamalar yapardı. Bülent Özveren ve Müge Oruçkaptan gibi birçok hocam sakın peşini bırakma diyordu. Daha birçok medya insanı her konuştuğumda potansiyelimin olduğunu dile getiriyordu. Bu gibi teşvikler bu mesleğe doğru yönelmeme neden oldu.

İlk yayınınızı hatırlıyor musunuz, nasıldı?

İlk yayınım bir seyahat programıydı bant yayını olduğu için rahat çekimler yapmıştık. Türkiye nin birçok yerini tanıttık; eşeğe mi binmedim, odun mu kırmadım, paraşütle mi atlamadım. Bunlar benim için adrenalin dolu deneyimlerdi. Lakin; asıl heyecanım bir spikerin işten çıkması ile başladı ve ana habere daha oraya varır varmaz girdim. Rejiyi tanımıyorum, haber içeriğini bilmiyorum fakat direk yayına girdim. O günü hiç unutamam. Tabi sorunsuz halledince ve tebrikler gelmeye başlayınca mesleğe inancım çoğaldı.

Örnek aldığınız spiker veya haberciler var mı ?

Sonay Dikkaya, Jülide Ateş, Nuran Kutlubay, Tunç Arslanalp işlerini iyi yaptığına inandığım haberciler.
Unutamadığınız bir yayınınız veya yayına dair bir anınız var mı?

2000 metreden Amasya Merzifon Tavşan Dağı’ndan atladığım ve hava kamerasıyla çekim yaptığım o yayını hiç unutamam. Kameraman şaşkınlıkla izlemişti.

Spor dışında yapmak istediğiniz programlar var mı?

Kadına yönelik programlar yapmak istiyorum aslında. Aşamadığımız birçok şeyi genelle aşmaya çalışmak bence toplumsal bir başarı haline dönüşür. Şiddet ve bunun gibi yıldırıcı baskıları aşmak üzerine bir proje hayata geçirmek gerekiyor.


Medya sektöründe hareketli bir yapıda..Siz genel olarak sektörün durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sektördeki tüm medyacılara sorduğunuzda hepsinden aynı cevap gelir: Dar ve kaypak bir sektör.
Dışarıdan bakıldığında kolay gibi görünüyor. Lakin görselliğin tavan yaptığı, ahlakın yozlaştırdıldığı, toplumsal katkısı olmayan bir yere doğru gidiyoruz. Hocalarımdan duayen isimler her zaman işinize odaklı bir yerde çalışın. Türkçenizden; oturaklı olmanızdan çok fiziğiniz gibi kriterlere önem veriliyorsa zaten orda çalışmayın diyorlardı. Fakat şimdiki durum inanılmaz ironik. Duayenler bile iş yapamıyor maalesef.

Mesleğinizde bir rekabet baskısı/etkisi hissediyor musunuz? Eğer hissediyorsanız bu mesleğinize nasıl yansıyor? Bu rekabet ortamının size ve mesleğe olumlu olumsuz etkileri nelerdir?
Rejide ya da stajyer çalışanlar ve mesleğe yeni başlamış işi daha yeni öğrenen iş arkadaşlarımızın yaptıkları hatayı ekran önündekine atması, genel yayın yönetmenlerinin kayıt isteyince vermemesinden tutun da, vtr ile dsf haberi karıştıran reji sorumlusunun 3 2 1 diye saymadan yayına girmesi gibi o kadar çok şiddetli hissediyorsunuz ki… Bu sadece içeride olan, dışarıda da sırada bekleyen ya fiziği ya görseli, ya hitabı ile birçok kişi var.
Hele hele her sene ya da 6 ayda bir kurslardan mezun olanlar iş bekliyor. Arada şanslı olanlar çıkıyor fakat arkanızın da çok güçlü olması gerekiyor.
Eşi, babası ve sevgilisi kanal yöneticisi olan birçok haber spikeri var. Tüm medya bundan müzdarip. Yani işinde çok başarılı da olsan eninde sonunda dönemin sona erecektir. Nice isimlerin işine son verildi.







Sektörde bir şeyleri değiştirme şansınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Sadece sektörde değil dünya da da olmayan bir şeyi değiştirmek isterdim. Tabi ki: Adalet.

Muhabirden spiker veya spikerden muhabir olur mu tartışmaları için ne dersiniz ?

Neden olmasın. Donanımlı insanlar birçok mesleği bir arada yapabiliyorlar fakat başarı her yöne dağıldığından gecikmeler oluyor hayatında.
Muhabirden olur fakat fazla donanımlı olması şart. Spikerden muhabir fazla mükemmel olabilir. Ustaca haberler üretebilir.

Spikerlik için kurs eğitimi şart mı ya da bu işi yapabilmek için iletişim mezunu olmak gerekli midir ?

Kurs eğitimi olmaksa olmazıdır bu işin. İletişim mezunu ile spiker arasında da fark çok. Bu nedenle ekranda duruş, hitap, tonlama ve vurgu gibi kavramlar kurslarla daha iyi anlaşılır ve öğrenilir. Hele hocalarınız da işinde oldukça başarılıysa tadından yenmez.


Spikerlik artık rol model işlerden biri haline geldi bunu nasıl değerlendirirsiniz ?

Maalesef öyle. Fakat çocuksu, günlük konuşan insanlara gerçekten yakışmıyor. Spikerlik bir duruş işi. Şen şakrak olunabilecek bir meslek değil. Her gün gündem değişiyor çünkü. Acılar yaşanıyor ülkemizde ve dünya da. Ne kadar rol model işlerden olmaya dönüşse de habercilik bambaşka bir ciddiyette. Pratik zeka, hızlı düşünme olmadıkça o rolün bir anlamı olmuyor. Donanımlı insanlar zaten belli bir tecrübeden sonra yerini alıyor ekran vitrininde.

Kendinizde bir şeyleri değiştirme imkanınız olsa neleri değiştirirdiniz?

Genetiğimi değiştirirdim sanırım.  Şaka bir yana eksik yanlarımı tamamlamak isterim öncelikle. O kadar çok öğreneceğimiz şey var ki. Biliyoruz zannederek yaptığımız hatalarımız. Bunların zamanı olduğuna inanıyorum. Bu ssektörde 50 den sonra isim yapan insanlar var. Tecrübeli oldukça değişecek yanlarımız da olacaktır elbet.

Ekran önünde olabilmek için güzellik şart mıdır ?

Görsellik şu an her sektörde öncelik haline geldi. 3 dil bilmişsin bilmemişsin çokta önemli değil kimine göre. Kimine göre ses tonun ve hitabın daha önemlidir. Sağlam işverenler bu gibi detaylara önem verir. Lakin genel olarak ülkemizde daha çok bu ayrımcılık. 1.90 boyun varsa misal çokta önemli değil tökezleyip hata yapman. Sonuçta boyu var diye bakanlar bile var piyasa da. Öyle boyda kilo da değil donanım. Kaldı ki tüm duayen hocalarımız bunu dile getiriyor. ‘Siz işinizle bir yere gelin.’




Çalışma günlerinde 1 gününüz nasıl geçiyor ?

Akşam haberlerinde öğlenden başlıyor maraton. Neler olmuş, gündemde neler var. Hangi haberi ön sıraya almalıyız gibi değerlendirmelerde bulunuyoruz. Zaman nasıl geçiyor zaten hiç anlamıyoruz. O telaşın sonu başarıyla bitince de tarifsiz bir huzura kapılıp evimizin yolunu tutuyoruz. Bir sonraki gün bir daha…

Medya sektöründe çalışan biri olarak medya ile aranız nasıl? Televizyon, internet, gazete, dergi gibi iletişim araçlarından ne şekilde faydalanıyorsunuz? Sosyal medya ile aranız nasıl?

Her şeyi günü gününe takip ederim. Dergi, gazete, kitap tabi benim için ayrı yerde de olsa onları internetten okumamayı tercih ederim. Doğal yollarla daha güzel zamanı kullanabiliyoruz. Diğer yandan televizyon ve internet her zaman ihtiyacımız olarak hayatımızda var olacak. Bir habercı her gün bunları takip edip yaptığı haberin içeriğini bilmeli.


Boş zamanlarınız nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aileme zaman ayırırım. Sevdiğim insanlarla zaman geçirmek benim için bir deşarj biçimi.


Hayatımın Kitabı/Filmi diyebileceğiniz bir kitap/film var mı?

Kürk Mantolu Madonna beni çok etkilemiştir. Yazarın yazım tarzı özellikle…
Film olarak the prestige, memento gibi christopher nolan filmlerine bayılırım.


KırmızıTürk hakkında neler söylersiniz ?

Kırmızıtürk hakkında neler söylersiniz...,

kırmızıtürk çok başarılı digital ortamda başarılı.bir sosyal platform aslında bir çok insanı birleştiriyor farkında olmadan.kırmızıtürk geleceğin isimlerini kendi bünyesinde topluyor MEDya sektörünü bütünüyle birleştiriyor.

Gelecek planlarınız nelerdir? Şu an bulunduğunuz konumdan memnun musunuz ve gelecekte kendinizi nerelerde görmek istersiniz?

Şu an yolun başında olduğumu düşünüyorum. Çünkü daha hem öğreneceğim çok şey var, hem de ben oldum diyerek havalarda uçmamam gerekir. Yıllardır bu sektöre emek verenler var. Biz daha birkaç yıldır bu sektördeyiz ve hem de genciz. Önümüzde uzun yıllar ve yollar var. Benim hala umudum var.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, takipçilerinize vermek istediğiniz bir mesaj var mı?


Dediğim gibi daha yolun başındayız. Umarım gelecekte daha iyi ve profesyonel işlerle, iyi projelerle birlikte oluruz. Önümüzde uzun yollar var. Nice gelecek güzel günlere…

Röportaj : KırmızıTürk.

Selda Şentürk ile Medya Dünyası ÜzerineSelda Şentürk ile Medya Dünyası ÜzerineSelda Şentürk ile Medya Dünyası ÜzerineSelda Şentürk ile Medya Dünyası ÜzerineSelda Şentürk ile Medya Dünyası Üzerine

Selda Şentürk ile Medya Dünyası ÜzerineSelda Şentürk ile Medya Dünyası ÜzerineSelda Şentürk ile Medya Dünyası ÜzerineSelda Şentürk ile Medya Dünyası ÜzerineSelda Şentürk ile Medya Dünyası Üzerine